Bir gün yaşın elli olur; Gideceğin belli olur; Kafalar hep kelli olur; İşte o güne dikkat et.
|
Hani o güzel gözler; Hani o cevher sözler; Artık tutmuyor dizler; İşte o güne dikkat et.
|
|
|
|
Karı beğenmez işini; Yok ki sıkasın dişini; Taklit ederler gidişini; İşte o güne dikkat et.
|
Elli az diyene diyelim altmış; Zaten senin işin bitmiş; Geceyi gündüze katmış; İşte o güne dikkat et.
|
|
|
|
Saç dökülür, diş dökülür; Belin ileri bükülür; Çocuklar senden irkilir; İşte o güne dikkat et.
|
Bazıları yetmişte azar; Çok şeyi önceden sezer; Ona çabuk değer nazar; İşte o güne dikkat et.
|
|
|
|
Özün sevilmez, sözün sevilmez; Halinden hiç kimse bilmez; Artık senin yüzün gülmez; İşte o güne dikkat et.
|
Şu dünyanın zoruna dayanamazsın; Artık hiç kimseye güvenemezsin; Bir dalarsın bir daha uyanamazsın; İşte o güne dikkat et.
|
|
|
|
Oturacak yer ararsın; Bir kılı kırka yararsın; Artık ne işe yararsın; İşte o güne dikkat et.
|
Fazla konuştun Ahmet; Gidenlere diyelim rahmet; Çekmememiz için zahmet; İşte o güne dikkat et.
Ahmet Türk 2007
|